Monday, September 2, 2013

Nasıl daha etkin ve daha verimli olabiliriz?





nasil daha etkin ve daha verimli olabiliriz 1
Bu yazı sadece bir anket çalışması değildir. Bu yazı aynı zamanda bir göreve çağrı yazısıdır. Ulus, yurt söz konusu olunca görevin küçüğü büyüğü olmaz. Toplumumuzu her türlü tehlikelerden korumak ve çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak için akla gelen her alanda yapabileceklerimizin en iyisini yapmayı ilke edineceğimizi umuyorum:



Şiirlerin en güzeline, yazıların en yararlısına, yemeklerin en lezzetlisine, balların en doğalına layık olduğumuz gibi toplumumuzun da olgun olmasına ve yozlaşmamış olmasına layıkız.

Layık olduğumuz bir toplumu arzu etmek hepizin hakkıdır.





Bir toplum arzu ediyorum.

Öyle bir toplum arzu ediyorum ki bu toplumda Sabahattin Gencal gibiler muhasebeci olabilsin. Öyle bir toplum arzu ediyorum ki bu toplumda Sabahattin Gencal gibiler, yönetici, avukat, hatta siyasetçi olabilsin.

Öyle bir toplum arzu ediyorum ki bu toplumda Sabahattin Gencal gibiler düşünce ve duygularını medyada herkesle paylaşabilsin.     




Kamu yönetimi uzmanı olmama rağmen personel yönetimde hangi sistemin uygulandığını bilmiyorum. Hukukçu olmama rağmen yargının durumuna akıl erdiremiyorum. Eğitimci olmama rağman eğitimin nereye koştuğunu kestiremiyorum.  “Allah sonumuzu hayır etsin.” Sadece arzu etmekle, dua etmekle de istenen düzeye yükselemeyiz. Herkes katkıda bulunmalı, damla kadar bile olsa katkılar esirgenmemeli. 



Parantez içinde şu hususu belirtmekte yarar görüyorum: Sabahattin Gencal gibiler derken kendimi övmüş gibi oluyorum  gibi görülüyorsa da başka açıdan bakılırsa bir … yapamadığım da ortaya çıkmış oluyor.



Önemli olan ben değilim , sen değilsin, o da değil. Önemli olan sistemdir, anlayıştır.



“Bu sistem nitelikli, olgun, birikimli, terbiyeli insanları eleyip, ötekileri ortaya çıkarıyor. Bu işin en kötü tarafı yozlaşmanın, kitle iletişim araçları yoluyla bütün toplumu ve özellikle çocukları, gençleri etkilemeye başlaması.Ortega Gasset diyor ki:Bu dünyada hiçbir şey, kitle kültüründeki yozlaşma kadar bulaşıcı değildir.”






Gelin de İspanyol filozofa hak vermeyin.Zulfü Livaneli, Vatan, 21. 08. 2013
 http://haber.gazetevatan.com/zamana-ve-aleme-uymak-hastaligi/562936/4/yazarlar

*


Aslında görüşlerinize müracaat için bu yazıyı yazmış bulunuyorum. Hem okursunuz, hem yazarsınız, hem de çok çeşitli konularla ilgilisiniz. Onun için görüşlerinize gerçekten değer veriyoruz.



Fazla karamsar değiliz; ama toplumumuzda, üzülerek belirtelim ki  ayrılık çizgilerinin derinleşmekte olduğunu görüyoruz: Üçüncü kuşakla iletişim ayrılığı, etnik ayrılık, din-mezhep ayrığı, zengin fakir ayrılığı…vb. ayrılığı  çizgileri derinleşmektedir. Allah için söyleyin, kendimizle övünebiliyor muyoruz, kendimize güvenebiliyor muyuz, var gücümüzle çalışabiliyor muyuz? Neresinden bakarsak bakalım, morallerimiz bozulmasın; ama  durum iç açıcı değil. Bu ortamda bile ulusumuzun oyalanmak istenmesi üzücü. Onun için iş işten geçmeden herkes kendine bir çeki düzen vermeli, katkı sağlamak için herkes payına düşeni yapabilmeli. 

 
Biz Damla’da nasıl daha etkin ve daha verimli olabileceğimizi sizlere soruyoruz. Açık uçlu olarak düzenlediğiniz bu ankete, yorum yazar gibi şu sorunun cevabı olabilecek görüşlerinizi yazmanızı istiyoruz:



DAMLA OLARAK, MEVCUT DURUMUMUZLA NASIL DAHA ETKİN VE DAHA VERİMLİ OLABİLİRİZ?



 İlgi duyacağınızı, bir damladan da ne olur demeden katkı sağlayacağınızı umarak sevgi ve saygılar sunuyoruz.

 Sabahattin Gencal, Başikele- Kocaeli

 *

İltifatların Böylesi




 İçtenlikle söylemek gerekirse,  herkes gibi iltifatlar beni de memnun eder. Sanmam ki dozu iyi ayarlanmış iltifatlardan memnun olmayan olsun.



Şimdiyedek bir çok iltifat sözleri duymuşsunuzdur. Ama bana yapılan iltifatlar gibileri pek az görülmüştür. Şahsıma karşı hem yergi, hem övgü olsa şu edebi sanata giriyor diyeceğim. Ancak şahsıma övgü, topluma yergi olan bu sözler üzer insanı.



Yukarıdaki anket sorusunu daha iyi cevaplandırabilmeniz için  aşağıdaki  iltifatları okumaz mısınız?



İçinizden “Toplumbilim sınavına mı gireceğiz ki böylesi yazılar okutulmak isteniyor.” diyebilirsiniz.  Haklısınız. Sayısını bilmediğimiz, toplumbilimciler, toplum psikolojisi uzmanları sessiz sedasız durduğu bir ortamda  DAMLA’nın anketi ne işe yarar? Kim bilir bakarsınız kelebek etkisi yaratır.





  •      Asker arkadaşım bana “Sen muhasebeci olamazsın.” dedi.



  •      Sınıf arkadaşım bana “ Sen Müdüryardımcılığını kabul etmezsin.” dedi.


  •      Herkes bana “Sen avukatlık yapamazsın.” dedi.


  •      Akrabam bana “ Sen Siyasetçi olamazsın.” dedi.


  •      Yaşam muhasebesi yapmak




 Bir de siz ne diyorsunuz ona bakalım.



Sevgi ve saygılarımla.



Not. Anketimiz 28 Eylül 2013'e kadar sürecektir.
 




Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli



 



 


No comments:

Post a Comment